İnsanoğlu yaratıldığı günden bu yana gelişti geliştirdi. Yaşam alanı olarak önce bir mağaradan şimdi gökdelenin gökyüzüne yakın bir katındaki dairesine, bir denizin ortasında bir tekneye veya bir ormanın derinliklerinde bir karavana dönüştü.

Hep dediğim gibi insan istediği hayatı yaşar..

Fabrikalardan çıkan birbirinin aynısı ürünler, parlak petrol veya metal türevi kaplamalar içinde hayat devam ediyor.

Hal böyle bu kadar suni nesneler, modern araçlar beton demir plastik içinde boğulurken doğal bir dokunuş biraz nefes almak istiyoruz.

Bu sebeple ilk fırsatta çayıra çimene ormana kaçışımız yada doğal bir şeyler arayışımız.

Bir dağ köyünde yada sahil kasabasında emeklilik planlarımız.

Bir kaç m2 balkonumuza terasımız a doğal bir taş yada ahşap objeler yerleştirip farkında olmadan asıl olması gerekenin verdiği huzuru rahatlığı yaşamaya çalışıyoruz.

Aslında kişiye özgüven verme, kişileri dinlendirme, motive etme, yenileme gibi pek çok gizli etkiyi yaşıyoruz.

Ahşapta burda devreye giriyor işte!
Ama öyle boyanmış, izleri, dokusu, kokusu kaybedilmiş gizlenmiş saklanmış olanlardan değil.

Doğal, natural, organik hali ile…

Masif bir masanın üzerinde 5 dakikada hazırlanan bir omlet dahi yeseniz aslında altında 100 lerce yıllık bir yaşantı ile birleştiğinde daha farklı tatlar almamızı sağlamakta.

Zaten çok para ödeyerek yemek yediğimiz restorantlar  yada fotoğrafını çekip sosyal meydanlarda paylaşmam lazım diye telefonlara sarıldığımız anlar aslında yukarda bahsettiğimiz gizli etkilerden etkilendiğimiz ve kendimizi özel hissettiğimiz bu anı paylaşmak istememizdendir.

Çoğu zaman düşündüm 15 16. yüzyılda yaşayıp bir arazi taştan tahtadan kendi elimle yaptığım bir ev ve eşyalar ile yaşayabilseydim. Tarlası bahçesi bir kaç küçük hayvanı ile günümüzün gereksiz kirliliğinden uzak bir hayat nasıl olurdu.

Daha doğrusu insanın eliyle hayatını inşaa etmesi bir ahşap parçasına, bir parça demire elinle hayat vermek hayatın bir parçası hale getirebilmek. Onunla yaşamak yaşayabilmek ve yaşatabilmek.

Kendimi iyi hissetmek için yaptığım çalışmalarımı daha profesyonel bir şekilde devam ettirerek hayatımın bundan sonraki kısmını bu şekilde değerlendirmek ve devam ettirmek istedim.

”Eşi olmayan dünyada sadece sizde olan ve sizi özel hissettiren  kişiye özel üretimler yapmak.”

O sebeple Jehoel’s Works Atölyesi (Jehoel’in İşleri) binlerce m2 showroom’u olmayan, yüzlerce çalışanı olmayan butik bir atölye, zaten ülkenin yada dünyanın önde gelen mobilya markaları, fabrikaları ile rekabet etmek niyetinde değiliz.

Ama onlarca çeşit ağaç çeşidi, yüzlerce işlenmemiş ham ağaç kütüğü arasından size uygun olanı sizin için seçiyor ihtiyacınız olan masa, sehpa, tv ünitesi, mutfak ve banyo üniteleri gibi çalışmalar ile kişiye özel tasarım ve üretimler yapıyoruz.

Eğer isterseniz beraber yapıyoruz. Sizde elinizle yaptığınız bir eşyayı kullanmanın hazzı ve gururunu yaşıyorsunuz.

Dünyada sadece sizde olması ve sizi özel hissettirmesi amacı ile…

JEHOEL’S WORKS